📍 Chicago, IL, ABD • Canlı Yayın
🇺🇸 ABD'de Yaşayan Türklerin Bağımsız Haber Portalı
AMERİKA'DAN HABERİNİZ OLSUN

Okyanuslarda Çin Hegemonyası: Amerika’nın Deniz Gücü Neden Çöküyor?

Araștırma Haber

Küresel ticaretin yüzde 80’inden fazlasının devasa yük gemileriyle okyanuslar üzerinden taşındığı modern dünyada, küresel hegemonyanın temeli sayılan Amerika’nın deniz gücü tehlikeli biçimde zayıflıyor. The New York Times ve Financial Times’ın kıdemli ekonomi yazarı Rana Foroohar tarafından yayımlanan çarpıcı analiz, dünyanın en büyük ekonomisi olan Amerika Birleşik Devletleri’nin ticari gemi inşa etme yeteneğini neredeyse tamamen kaybettiğini ortaya koydu. Çin’in tersanelerde kurduğu ezici üstünlük, Washington’da hem askeri hem de ticari bir beka sorunu olarak tartışılıyor.

Foroohar, yayımlanan stratejik analizinde Amerika’nın deniz gücü ve gemi inşa kapasitesindeki dramatik düşüşün kendi ihmalkarlığından kaynaklandığına dikkat çekiyor. Yıllardır verimlilik ve ucuz maliyet uğruna tersanelerin Asya’ya devredilmesi, bugün ABD donanmasının hasarlı savaş gemilerini dahi tamir etmekte aylarca sıra beklemesine yol açıyor. Ancak Kongre’de hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların üzerinde uzlaşabileceği yeni bir ulusal sanayi politikası, bu karanlık gidişatı tersine çevirmek için tarihi bir fırsat sunuyor.

Gemi İnşa Sanayisinde Çöküş: Amerika’nın Deniz Gücü Neden Eriyor?

İkinci Dünya Savaşı yıllarında dünyanın en büyük deniz ticaret ve savaş filosunu sıfırdan inşa eden Amerikan tersaneleri, bugün küresel üretimin yalnızca binde birine dahi ulaşamıyor. Küresel ticaretteki ağırlığına rağmen Amerika’nın deniz gücü ticari tersanelerde neredeyse sıfıra inmiş durumda. ABD bayraklı kargo gemilerinin sayısı dünya toplamının yüzde birinin dahi altına gerilerken, ülke kendi petrolünü ve tahılını taşımak için tamamen yabancı bayraklı filolara muhtaç hale geldi.

Amerika’daki ekonomik dönüşüm, sanayi politikaları ve küresel ticaret savaşlarına dair en güncel analizleri öğrenmek için Amerika ekonomi ve ticaret haberleri kategorimizi ziyaret edebilirsiniz. Ülkedeki uzmanlar, küresel kriz anlarında veya olası bir Pasifik çatışmasında Amerikan ordusunun lojistik destek sağlayacak yeterli sivil ikmal gemisine sahip olmadığını sıklıkla dile getiriyor.

Tersanelerin kapanması yalnızca vinçlerin ve kuru havuzların paslanması anlamına gelmiyor; nesiller boyu aktarılan gemi mühendisliği birikimi ve kalifiye kaynakçı iş gücü de telafisi zor biçimde yok oldu.

Açık denizde konteyner taşıyan kargo gemisi ve gerileyen Amerika'nın deniz gücü

Çin’in Tersane Üstünlüğü Karşısında Amerika’nın Deniz Gücü Sınavı

Amerika sahadan çekilirken oluşan devasa boşluğu Çin Halk Cumhuriyeti tek başına doldurdu. Bugün küresel ölçekte inşa edilen her iki ticari gemiden birinden fazlası Çin devletine ait dev tersanelerden denize indiriliyor. Pekin hükümeti dünya ticaret filosunun yarısından fazlasını üretirken Amerika’nın deniz gücü rutin bakım ve onarımlarda bile tıkanma yaşıyor.

Rana Foroohar’ın Financial Times ve New York Times sütunlarındaki araştırmalarına kaynaklık eden uluslararası denizcilik ve sanayi verileri, Çin’in gemi inşa kapasitesinin Amerika’nın tam 200 katı büyüklüğe ulaştığını gösteriyor. Çinli tersaneler aynı havuzda hem devasa sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerleri üretiyor hem de donanmaya son teknoloji güdümlü füze destroyerleri teslim ediyor.

Bu çift amaçlı sanayi modeli, Pekin’e hem ticari rotaları kontrol etme hem de askeri alanda ABD donanmasını sayısal olarak geride bırakma yeteneği kazandırıyor.

Sanayi Politikası ve Amerika’nın Deniz Gücü İçin Kongre’deki Fırsat

Yaşanan derin endişe, Washington’da nadir görülen iki partili bir konsensüsün doğmasına zemin hazırladı. Beyaz Saray Denizcilik Eylem Planı (MAP), Amerika’nın deniz gücü eksikliğini gidermek üzere Kongre’ye kapsamlı bir yol haritası sundu. Hem sağ kanattaki ulusal güvenlik odaklı Cumhuriyetçiler hem de yerli üretimi ve işçi haklarını savunan Demokratlar tersanelerin yeniden diriltilmesi fikrinde birleşiyor.

Tasarı kapsamında yerli tersanelere milyarlarca dolarlık vergi teşvikleri, altyapı hibeleri ve devlet sipariş garantileri verilmesi planlanıyor. Ayrıca Amerikan limanları arasında taşımacılığı ABD yapımı ve mürettebatlı gemilere zorunlu kılan tarihi Jones Yasası’nın modern ticaret koşullarına göre güçlendirilmesi tartışılıyor.

Rana Foroohar, “Amerika kendi denizcilik üstünlüğünü kendi elleriyle terk etti. Ancak Kongre, her iki tarafın da istediği akılcı bir sanayi politikasıyla bu gücü geri getirme fırsatına sahip” değerlendirmesinde bulunuyor.

Tedarik Zinciri Kırılganlığı ve Amerika’nın Deniz Gücü Dengesi

Son yıllarda yaşanan küresel tedarik zinciri krizleri, ‘en ucuz olanı dışarıdan alma’ anlayışının ne denli kırılgan olduğunu açıkça ispatladı. Uzmanlar, güçlü bir ticari filo olmadan Amerika’nın deniz gücü varlığının sürdürülemeyeceğini ve donanmanın tek başına okyanus güvenliğini sağlamaya yetmeyeceğini vurguluyor.

Pandemi döneminde limanlarda haftalarca bekleyen yabancı konteyner gemileri, Amerikan tüketicisine milyarlarca dolarlık enflasyon faturası çıkarmıştı. Kızıldeniz’deki Husilerin ticari gemilere saldırıları ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimler, deniz yollarının her an kesilebileceğini bir kez daha hatırlattı.

Kendi gemilerine ve kendi denizcilerine sahip olmayan bir süper gücün, kriz dönemlerinde müttefiklerinin ve tarafsız ülkelerin insafına kalması kaçınılmaz bir zaaf olarak nitelendiriliyor.

Tersanelerin Canlanması ve Amerika’nın Deniz Gücü Yatırımları

Tersanelerin yeniden ayağa kaldırılması projesi yalnızca jeopolitik bir hamle değil, aynı zamanda Amerikan iç pazarında devasa bir istihdam kapısı anlamına geliyor. Amerikan sanayisinin yeniden inşası sürecinde Amerika’nın deniz gücü stratejisi, sendikalı ve yüksek maaşlı yüz binlerce mavi yakalı iş pozisyonu yaratma potansiyeli barındırıyor.

Pensilvanya, Teksas, Virginia ve Kaliforniya gibi sahil eyaletlerinde kurulacak yeni nesil dijital ve yeşil tersaneler, çelik ve savunma sanayisini de doğrudan besleyecek. Otomasyon ve yapay zekâ destekli modüler gemi inşa tekniklerinin devreye sokulmasıyla, Asya ile olan iş gücü maliyeti makasının kapatılabileceği öngörülüyor.

İşçi sendikaları da tersanelerin devlet desteğiyle canlandırılması planına tam destek vererek Kongre’deki yasa sürecinin bir an önce tamamlanmasını talep ediyor.

Okyanusların Geleceği: Washington Rotayı Düzeltebilecek mi?

Tarih boyunca küresel ticaret yollarını ve okyanusları kontrol edemeyen hiçbir imparatorluk dünya liderliğini uzun süre elinde tutamadı. Önümüzdeki yıllarda Amerika’nın deniz gücü yeniden inşa edilmezse, küresel ticaret dengeleri ve deniz hukuku kuralları tamamen Çin’in çizdiği eksende şekillenecek.

Washington’ın elindeki bu sanayi politikası fırsatını heba etmeden kararlılıkla uygulaması, sadece tersaneleri değil, Amerikan ekonomisinin küresel dayanıklılığını da kurtaracak tek çıkış yolu olarak görünüyor. Gelişmeleri ve Kongre’deki yasa müzakerelerini yakından takip etmeyi sürdüreceğiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir