Asılsız Taciz Suçlamasıyla Karşılaşan MIT Profesörüne 6 Milyon Dolar Tazminat
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) bünyesinde uzun yıllar görev yapan tanınmış biyolog Dr. David Sabatini, meslektaşı tarafından kendisine yöneltilen asılsız iddialara karşı başlattığı hukuk mücadelesini kazandı. Boston kentindeki Suffolk Bölge Mahkemesi jürisi, yaklaşık beş yıl süren yargılama sürecinin ardından Sabatini’nin haksız yere karalandığına hükmederek kendisine 6 milyon dolar tazminat ödenmesine karar verdi. Alınan bu karar, Amerikan akademik dünyasında son yıllarda yürütülen iç soruşturmalar ve itibar davaları açısından önemli bir emsal oluşturdu.
İçindekiler
David Sabatini ve jüri kararı
Suffolk Bölge Mahkemesinde görülen duruşmalarda jüri heyeti, tarafların sunduğu yüzlerce delili ve tanık ifadelerini ayrıntılı şekilde inceledi. Jüri üyeleri, davalı Dr. Kristin Knouse’un kasıtlı biçimde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak davacının mesleki geleceğini sabote ettiğine hükmetti. Deneyimli araştırmacı David Sabatini lehine sonuçlanan bu duruşma, mesleki kariyeri hedef alan asılsız iddiaların ağır hukuki yaptırımlarla karşılaşacağını tescilledi.
Kararın açıklanmasının ardından açıklamalarda bulunan 58 yaşındaki araştırmacı, yaşadığı sürecin olağanüstü bir direnç gerektirdiğini belirtti. Beş yıldır adalet gününü beklediğini ifade eden biyolog, hem maddi hem de manevi anlamda ayakta kalmanın yıpratıcı olduğunu vurguladı. Bilim insanı, verilen hükmün zedelenen itibarını geri kazanma yolunda kritik bir başlangıç olduğunu kaydetti.
Amerikan basınında geniş yer bulan mahkeme kararını aktaran Fox News haberine göre, jüri heyeti iddiaların temelsiz olduğuna kanaat getirdi. Yayımlanan hukuki değerlendirmeler, bu sonucun üniversite içi soruşturma kurullarının güvenilirliğini yeniden tartışmaya açtığını gösteriyor. Duruşma tutanakları, delillere dayanmayan suçlamaların yargı önünde geçerlilik taşımadığını ortaya koydu.
David Sabatini hakkındaki iddialar
Olayların başlangıcı, 2021 yılında Cambridge merkezli Whitehead Biyomedikal Araştırma Enstitüsü bünyesinde başlatılan bir iç teftişe dayanıyor. Söz konusu süreçte Dr. Knouse, kıdemli bir araştırmacı olan meslektaşı ile geçmişte yaşadığı ilişkinin baskı altında gerçekleştiğini öne sürmüştü. Enstitü yönetimi, bu tek taraflı beyanlara dayanarak laboratuvarda uygunsuz bir çalışma ortamı oluştuğu kararına vardı.
Raporun basına sızdırılması üzerine üniversite yönetimi kıdemli bilim insanını görevinden uzaklaştırdı ve istifaya zorladı. Ancak araştırmacı, ilişkinin tamamen karşılıklı rıza temelinde ilerlediğini ve sonrasında organize bir karalama kampanyası yürütüldüğünü ifade etti. Hak arayışını mahkemeye taşıyan akademisyen, beş yıllık yargılama neticesinde suçlamaların iftira niteliği taşıdığını ispatladı.
Hukuk ekibi, kurum içi incelemelerin tek taraflı yürütüldüğünü ve temel savunma hakkının çiğnendiğini belgeleriyle ortaya koydu. Mahkeme sürecinde sunulan özel yazışmalar, davalı tarafın iddialarındaki ciddi çelişkileri jüri önünde somutlaştırdı. Jüri heyeti, davalının eylemlerinin doğrudan mesleki engelleme ve haksız zarar verme kastı içerdiğini karara bağladı.
Akademik kariyer ve araştırma süreci
Hücresel büyüme ve metabolizma alanında dünyanın en saygın uzmanları arasında yer alan bilim insanı David Sabatini, Whitehead Enstitüsündeki araştırma laboratuvarını tam 24 yıl boyunca yönetti. Hücrelerin besin seviyelerini nasıl algıladığını kontrol eden mTOR sinyal yolunun keşfinde kilit rol oynayan araştırmacı, kanser ve yaşlanma biyolojisinde çığır açtı. Yönettiği merkez, nörodejeneratif hastalıklar ve diyabet tedavilerine yönelik küresel ölçekli projelere öncülük etti.
Hakkında ortaya atılan temelsiz iddiaların ardından başarılı akademisyenin uluslararası alandaki kariyeri derin bir kesintiye uğradı. Ünlü biyolog, 2022 yılında New York Üniversitesi (NYU) ile yürüttüğü istihdam görüşmelerinin protestolar neticesinde durdurulmasıyla karşı karşıya kaldı. Akademik dünyadaki birçok kuruluş, kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmaksızın araştırmacı ile kurumsal bağlarını sonlandırdı.
Karşılaştığı engellere rağmen araştırmalarını sürdüren biyolog, 2023 yılında Çekya’nın saygın bilim kurumlarından Prag Organik Kimya ve Biyokimya Enstitüsü bünyesinde göreve başladı. Daha sonra bu kurumun Boston şubesini faaliyete geçirerek çalışmalarına devam eden bilim insanı, projelerini iki kıta arasında sürdürüyor. Kendisi, bu zor dönemde birlikte çalıştığı genç araştırmacıların ve öğrencilerinin desteğinin belirleyici olduğunu vurguladı.
Temyiz ve tarafların açıklamaları
Mahkemenin 6 milyon dolarlık tazminat hükmüne karşı davalı avukatı Ellen Zucker duruşma sonrası hızlı bir açıklamada bulundu. Müvekkilinin mahkeme sürecinde yalnızca gerçekleri anlattığını savunan Zucker, kararı vakit kaybetmeden temyiz mahkemesine taşıyacaklarını duyurdu. Savunma tarafı, jürinin vardığı sonucun çalışanların karşılaştığı güçlükleri yansıtmadığını savundu.
Whitehead Enstitüsü ise kararın ardından kurumsal tutumunu belirten yazılı bir açıklama yayımladı. Enstitü temsilcisi, daha önce kuruma yönelik suçlamaların yargı tarafından düşürüldüğünü hatırlatarak kararın sadece tarafların şahsi uyuşmazlığını kapsadığını bildirdi. MIT idaresi ise konuya ilişkin yöneltilen basın sorularına henüz resmi bir geri dönüş yapmadı.
Hukukçular, dosyanın istinafa taşınacak olmasının yerel mahkeme kararının bağlayıcılığını ortadan kaldırmayacağını vurguluyor. Belirlenen 6 milyon dolarlık rekor tazminat tutarı, temyiz aşamasında yüksek teminat gerekliliklerini beraberinde getirebilir. Bu durum, davanın akademik çevrelerdeki yankılarının uzun süre devam edeceğini gösteriyor.
Amerikan akademisinde emsal niteliği
Birleşik Devletler genelindeki yükseköğretim kurumları, son dönemde kanıtsız şikayetler karşısında aceleci idari yaptırımlar uygulamakla eleştiriliyordu. Hukuk çevreleri, üniversitelerin kurumsal itibar kaygısıyla masumiyet karinesini göz ardı ettiğini sıklıkla dile getiriyor. Boston’daki yargılama, delile dayanmayan suçlamaların bağımsız mahkemelerce reddedilebileceğini net bir biçimde gösterdi.
Gelişmeleri takip eden uzmanlar, Amerika hukuk haberleri bültenlerimizde aktardığımız üzere, idari kurulların gelecekte daha temkinli davranacağını ifade ediyor. Yeterli araştırma yapılmadan görevden alınan araştırmacıların başlattığı davalar, üniversiteleri ciddi tazminat yükümlülükleriyle yüz yüze bırakıyor. Hücre biyoloğu David Sabatini davası, iftira niteliğindeki beyanların doğuracağı yasal sorumluluğu kanıtladı.
Bilim insanı, davanın neticelenmesiyle birlikte temel gayesinin sadece bilime ve araştırmalarına odaklanmak olduğunu açıkladı. Meslektaşlarının desteğiyle yeni projelere yoğunlaşan ünlü biyolog, kanser tedavileri ve hücresel yaşlanma alanındaki laboratuvar çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğini belirtti.
