📍 Chicago, IL, ABD • Canlı Yayın
🇺🇸 ABD'de Yaşayan Türklerin Bağımsız Haber Portalı
AMERİKA'DAN HABERİNİZ OLSUN

ABD Hangarlarındaki Jetler Yeniden Masada: Türk F-35 Dosyasında Kritik Dönem

ABD Gündemi

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savunma sanayii ilişkilerinde uzun süredir dondurulan en kritik dosyalardan biri yeniden diplomasi masasına geldi. Türkiye için üretilen ancak CAATSA yaptırımları sebebiyle teslim edilmeyen Türk F-35 uçakları, Washington ile Ankara arasında yürütülen teknik görüşmelerde bir kez daha gündemin üst sıralarına tırmandı. Savunma kulislerinde, hangarlarda bekleyen 6 adet jetin akıbeti ve Türkiye’nin yatırdığı fonların durumu tartışılıyor.

ABD Kongresi’nin Türkiye’ye F-16 Blok 70 satışına onay vermesinin ardından hız kazanan askeri müzakereler, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait mülkiyet haklarının ve yapılan 1,4 milyar dolarlık ön ödemenin nasıl çözüme kavuşturulacağı sorusuna odaklandı. Pentagon ve Milli Savunma Bakanlığı heyetleri arasında gerçekleşen istişareler, iki NATO müttefiki arasındaki hava gücü dengesini yakından ilgilendiriyor.

Luke Hava Üssü’nde Bekleyiş: Türk F-35 Uçakları Ne Durumda?

Lockheed Martin tesislerinde Türkiye için özel olarak üretilen ilk parti savaş uçakları, Türk pilotların Arizona’daki Luke Hava Üssü’nde eğitim aldığı dönemde Türk bayrağı forsuyla uçuş gerçekleştirmişti. Ancak 2019 yılında Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi tedariki gerekçe gösterilerek ortak üretim programından çıkarılmasının ardından jetlerin teslimatı askıya alındı.

Günümüzde Teksas ve Arizona’daki özel iklimlendirmeli hangarlarda muhafaza edilen Türk F-35 uçakları, periyodik motor çalıştırma ve aviyonik koruma testlerine tabi tutuluyor. Uçakların uçuşa elverişli tutulması amacıyla ABD Hava Kuvvetleri tarafından yürütülen bu koruyucu bakım faaliyetleri, her iki taraf için de maliyetli bir bekleyiş tablosu oluşturuyor.

F-35 savas ucagi ve Turk F-35 ucaklari gelismesi

Mali Bilanço ve Mahsuplaşma: Türk F-35 Uçakları ve 1.4 Milyar Dolar

Ankara yönetimi, projenin kurucu ortaklarından biri olarak programa doğrudan yatırdığı yaklaşık 1,4 milyar dolarlık sermayenin tazmin edilmesini en meşru hakkı olarak görüyor. Türkiye açısından temel formül; teslim edilemeyen bu Türk F-35 uçakları karşılığında yatırılan paranın, yeni F-16 Blok 70 alımına ve modernizasyon kitlerine mahsup edilmesi olarak masada duruyor.

Bloomberg HT savunma bültenine göre, Amerikan tarafı mali mahsuplaşma ilkesine prensipte kapıyı kapatmasa da hangarlarda geçen yılların getirdiği depo ve bakım giderlerini bu hesaptan düşmek istiyor. Bu durum, iki ülkenin mali ve hukuki uzmanları arasında çetin pazarlıklara sahne oluyor.

F-16 Blok 70 Tedariki ve Kongre Onay Süreci

ABD Kongresi’nin 23 milyar dolarlık F-16 paketine nihai onayı vermesiyle birlikte, 40 adet yeni Viper uçağı ve 79 adet modernizasyon kitinin tedarik takvimi resmileşti. Sözleşme kapsamındaki ön ödemeler aşamasında F-35 fonlarının devreye sokulması, Türkiye’nin bütçe yükünü önemli ölçüde hafifletecek bir seçenek olarak değerlendiriliyor.

Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen süreçte, Türk savunma şirketlerinin geçmişte F-35 gövde ve motor parçalarında üstlendiği üretim payının F-16 projesine nasıl entegre edileceği de planlanıyor.

CAATSA Yaptırımları ve Hangar Bakım Maliyetleri Tartışması

Hukuki açıdan bakıldığında, F-35 programına geri dönüşün önündeki en büyük engeli ABD’nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) yaptırımları oluşturuyor. Pentagon kaynaklarına göre Türk F-35 uçakları ile ilgili depolama maliyetleri ve mülkiyet devri konuları, yaptırımların teknik yorumuna takılabiliyor.

Amerikan mevzuatında yabancı bir askeri satışın (FMS) dondurulması sonrasında üretilmiş platformların üçüncü bir ülkeye devri veya ABD envanterine katılması seçenekleri bulunuyor. Ancak Türkiye’nin tescilli mülkiyeti nedeniyle hukuki bir konsensüs sağlanmadan bu uçakların başka bir ülkeye satılması uluslararası hukuk açısından karmaşık riskler barındırıyor.

Milli Savunma Bakanlığı ve Pentagon Arasındaki Görüşme Trafiği

İki ülkenin askeri delegasyonları, Washington ve Ankara’da periyodik olarak düzenlenen Savunma İstişare Toplantıları kapsamında F-35 dosyasını açık tutmayı sürdürüyor. Görüşmelerde askeri heyetler, siyasi tıkanıklıklardan bağımsız olarak teknik ve finansal mutabakat zeminini arıyor.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Türkiye’nin hak gaspına uğramaması adına her türlü diplomatik ve hukuki kanalı aktif kullandığını ve mali kaybın önlenmesinin birinci öncelik olduğunu vurguluyor.

Doğu Akdeniz ve NATO Savunmasında Hava Gücü Dengeleri

Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki güvenlik risklerinin tırmandığı bir konjonktürde, Türk Hava Kuvvetleri’nin caydırıcılığı NATO’nun güney kanadının güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Modern beşinci nesil platformların envantere katılamaması, Türkiye’yi yerli Milli Muharip Uçak KAAN ve insansız savaş uçağı KIZILELMA projelerine daha fazla odaklanmaya yöneltti.

NATO ittifakı içerisindeki savunma dengelerini belirleyen Türk F-35 uçakları dosyası, önümüzdeki dönemde hem Türk-Amerikan stratejik ortaklığının samimiyet testi hem de bölgedeki askeri dengelerin kilit taşı olmaya devam edecek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir