ABD’de Yargıç Koruma Kararı Çıkarmıştı: Türk Sığınmacı Gizlice Orta Afrika’ya Gönderildi!
Amerika Birleşik Devletleri’nde federal göçmenlik hakiminin “Türkiye’ye iade edilemez, hayati tehlikesi bulunuyor” hükmüyle yasal koruma sağladığı 28 yaşındaki bir Türk sığınmacı, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) birimleri tarafından gizlice uçağa bindirilerek Orta Afrika Cumhuriyeti’ne gönderildi. Amerikan adalet sisteminde benzeri görülmemiş bir skandal olarak nitelendirilen bu karar, mahkemelerin tanıdığı koruma zırhının federal idare tarafından nasıl delindiğini kanıtladı.
Gözaltı merkezinde yaklaşık 18 ay boyunca tutulan mağdur, sınır dışı uçağının havalanmasından sonra nereye götürüldüğünü öğrendiğinde hayatının şokunu yaşadı. Hiçbir dilini bilmediği, tek bir tanıdığının bulunmadığı ve silahlı milis çatışmalarının sürdüğü Bangui kentine bırakılan sığınmacının dramı, ABD genelinde iltica başvurusu yapan tüm yabancı uyrukluların karşı karşıya olduğu riski açığa çıkardı.
İçindekiler
- Havalimanında Başlayan Bilinmeze Yolculuk: Türk Sığınmacı Dosyasının Perde Arkası
- ABD Adalet Sisteminde Emsal Kriz: Türk Sığınmacı Neden Üçüncü Ülkeye Gönderildi?
- Hukukçulardan Alarm: Türk Sığınmacı ve Diğer Başvuru Sahipleri Güvende mi?
- 35 Ülkeyle Gizli Pazarlık: Milyonlarca Dolarlık İltica Takası
- Yüksek Mahkeme’nin 6’ya 3 Oyu Neleri Değiştirdi?
- Amerika’da İlticası Süren Türkler İçin Acil Hukuki Yol Haritası
Havalimanında Başlayan Bilinmeze Yolculuk: Türk Sığınmacı Dosyasının Perde Arkası
Amerikan yargı arşivlerine ve uluslararası insan hakları bültenlerine yansıyan olayda, dosya güvenliği gerekçesiyle “Aylin” takma adıyla anılan 28 yaşındaki Türk sığınmacı, Türkiye’de maruz kaldığı ölüm tehditleri ve cinsel yönelim baskısı sebebiyle ABD makamlarına sığınmıştı. Dosyayı inceleyen federal göçmenlik yargıcı, delilleri eksiksiz bularak davacının Türkiye’ye sınır dışı edilmesini kanunen yasakladı.
Fakat Washington bürokrasisi akılalmaz bir idari manevraya başvurdu. Şahsın Türkiye’ye gönderilmesini engelleyen yargı kararını “başka bir ülkeye gönderilemez” şeklinde yorumlamayan federal yetkililer, sığınmacıyı Orta Afrika Cumhuriyeti’ne giden özel bir sınır dışı seferine bindirdi. Başkent Bangui’de haftalarca kapalı bir konutta saklanan genç sığınmacı, can güvenliği kalmadığı için çaresizlikten kendi imkanlarıyla yeniden Türkiye’ye dönmek zorunda kaldı.
Saha raporlarıyla süreci yakından takip eden Bağımsız İletişim Ağı (Bianet) araştırmacıları, şahsın kendi rızası dışında gönderildiği Afrika ülkesinde maruz kaldığı ağır tecrit koşullarını ve “dolaylı geri gönderme” mekanizmasının işleyişini ayrıntılarıyla belgeledi.
ABD Adalet Sisteminde Emsal Kriz: Türk Sığınmacı Neden Üçüncü Ülkeye Gönderildi?
Bu vaka, Amerikan göçmenlik hukuku tarihinde derin bir güven bunalımına yol açtı. Zira kanunlar bir kişinin zulüm göreceği topraklara gönderilmesini yasaklasa da, yürütme organı “üçüncü ülke transferi” adı altında kişileri dünyanın en kırılgan coğrafyalarına sürmeyi bir ceza ve tasfiye yöntemi olarak kullanıyor.
Amerika genelindeki oturum, vize ve göçmenlik davalarındaki tüm kritik kırılmaları anlık takip etmek için Amerikahaberleri.com Göçmenlik & Vize merkezimizi inceleyebilirsiniz. Alanında uzman göçmenlik avukatları, mevcut tablonun tüm sığınmacı dosyalarını tehdit ettiğini ifade ediyor.
Hukuki açıdan bakıldığında, gönderilen üçüncü ülkenin sığınmacı için somut güvenceler sunması şart koşuluyor. Ancak hiçbir diplomatik bağı veya sosyal çevresi bulunmayan bir Türk sığınmacı şahsının Afrika’nın ortasında bir ülkeye terkedilmesi, Cenevre Sözleşmesi’nin doğrudan arkasından dolanmak anlamına geliyor.
Hukukçulardan Alarm: Türk Sığınmacı ve Diğer Başvuru Sahipleri Güvende mi?
Amerikan Göçmen Avukatları Birliği (AILA), yaşanan bu gelişmenin ardından acil durum toplantıları düzenlemeye başladı. Hukukçular, artık mahkemeden kazanılan bir “sınır dışı koruma” (withholding of removal) kararının bile kişiyi gözetim merkezinden kurtarmaya tek başına yetmeyebileceği uyarısında bulunuyor.
İltica duruşması bekleyen herhangi bir Türk sığınmacı, mahkeme tarafından haklı bulunsa dahi, ICE tarafından üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilme tebligatıyla karşı karşıya kalabiliyor. Bu durum, göçmenlerin savunma stratejilerini baştan aşağı değiştirmelerini zorunlu kılıyor.
35 Ülkeyle Gizli Pazarlık: Milyonlarca Dolarlık İltica Takası
Third Country Deportation Watch verilerine göre, Beyaz Saray yönetimi sınır dışı sürecini hızlandırmak amacıyla aralarında Ruanda, Esvatini, Güney Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nin yer aldığı en az 35 ülkeyle finansal paketler karşılığı anlaşma sağladı. Washington, bu ülkelere sığınmacı başına milyonlarca dolarlık dış kalkınma yardımı aktarıyor.
Yalnızca son aylarda Orta Afrika Cumhuriyeti’ne gerçekleştirilen üç gizli charter uçuşunda 92 göçmenin taşındığı, 31 Temmuz tarihindeki seferde ise üç Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının yer aldığı kesinleşti. Kabul eden ülkelerde gelen kişileri koruyacak hiçbir hukuki mekanizmanın olmaması, sığınmacıları doğrudan sokak çetelerinin ve açlığın insafına bırakıyor.
Yüksek Mahkeme’nin 6’ya 3 Oyu Neleri Değiştirdi?
Yaşanan dramın hemen ardından ABD Yüksek Mahkemesi, 6 muhafazakar yargıcın oyuyla tarihi bir tedbir kararına imza attı. Mahkeme, federal yargıçların “üçüncü ülkeye gönderilmeden önce kişiye itiraz hakkı tanınmalıdır” şeklindeki ihtiyati tedbir kararını hükümet lehine askıya aldı.
Bu karar sebebiyle, sınır dışı merkezlerinde tutulan kişilerin nereye gönderileceklerine dair bilgilendirilme ve mahkemeye başvurma hakları fiilen donduruldu. Aralık ayında yapılacak nihai esastan görüşmeye kadar federal hükümet, göçmenleri haber dahi vermeden Afrika ülkelerine göndermeye devam edebilecek.
Amerika’da İlticası Süren Türkler İçin Acil Hukuki Yol Haritası
Özellikle son yıllarda güney sınırından ABD’ye giriş yaparak sığınma talep eden on binlerce Türk vatandaşı için süreç kritik bir eşiğe geldi. Hukuk uzmanları, iltica davaları devam eden kişilerin şu önlemleri derhal almasını tavsiye ediyor:
Avukatınız aracılığıyla dosyanıza üçüncü ülkelere sınır dışı edilmeye karşı “Özel İtiraz Şerhi” (CAT – İşkenceye Karşı Sözleşme Koruması) ekletin. Gözaltı riski taşıyan durumlar için acil yürütmeyi durdurma (Emergency Stay of Removal) dilekçelerini hazır bulundurun ve ICE denetimlerine asla avukatsız gitmeyin.
Netice itibarıyla, mahkeme salonlarında kazanılan hakların idari kararlarla yok sayıldığı bu yeni dönemde, göçmenlerin her zamankinden daha dikkatli ve hukuki açıdan donanımlı olması hayati önem taşıyor.
